Tolga Yüksel
SÖYLEŞİ
Tolga Yüksel, 9 Nisan 2015

Nermin Mollaoğlu ile Yazar Ajanlığı Üzerine...

Yazıyı beğen ya da paylaş:

YASAL UYARI! (Telif Hakkı ©)

Telif hakkı yazar ve sanatçıların yarattıkları eserlere sahip olma hakkıdır. Bu site üzerindeki tüm bilgi ve görsellerin kullanımı için sanat.burada.com.tr’nin izni gereklidir.

Bu görselin telif hakları korunma altındadır.

© COPYRIGHT

• Söyleşi: Tolga Yüksel

Kalem Ajans’ın kurucusu Nermin Mollaoğlu bu ay sanat.burada.com.tr için Tolga Yüksel’in sorularını cevapladı. Kalem Ajans’ın kuruluş öyküsünden Türk Edebiyatının Dünya’daki yerine kadar oldukça samimi bir söyleşi sanat.burada.com.tr takipçileri için hazırlandı.

 

Nermin Hanım, öncelikle sizi tanıyalım. Edebiyat dünyasıyla ilk temas nasıl oldu?

2002’de Yapı Kredi Yayınları’nda telif hakları koordinatörü olarak işe başladım. Daha önce hayatımda telif hakları ile ilgili bir cümle kurmamıştım. Bilinçli olmasa da her zaman iyi bir okurdum. Herkes daha önce ebe-hemşire olarak 7 yıl tam zamanlı çalıştığıma şaşırıyor. Ayrıca Trakya Üniversitesi İngilizce Öğretmenli Bölümü 2000 mezunuyum. Amerika’da, Connecticut Eyalet Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptım. Yapı Kredi Yayınları’na başladıktan sonra da bu telif hakları konusunda daha fazla şey öğrenmem gerekiyor, teorisini de bilmeliyim diye Bilgi Üniversitesi’nde ekonomi hukuku bölümünde burslu olarak yüksek lisans programına devam ettim. Bu kadar eğitimden sonra, evet bir zamanlar hemşireydim diye söze başlamaktan çok mutlu oluyorum, gerisini akılda tutanların sayısı çok az. Doğumunda bulunduğum çocuklar şimdi benim telifini sattığım kitapları okuyorlar:))

 

Yazar Ajanlığı nasıl başladı? Kalem Agency’nin kuruluş hikayesini anlatır mısınız?

2005’te hala çok sevdiğim ve en iyi okulum dediğim YKY’den ayrıldım. YKY’de etkinlikler koordinatörü ve müzik danışmanı olan Mehmet Demirtaş’la evlenmiştim. İnsan evlenince daha bir cesur oluyormuş. Engin dağlar aşılması kolay tepeler gibi görünüyormuş. Demirtaş olmasaydı sanırım bu kadar kolay sevdiğim işten ayrılıp bir şirket kurmaya cesaret edemezdim. Ayrıca tanıştığım yazarların da katkısı çok fazladır. Hatta bir yazarım o dönem araba almak için para biriktirmiş. Nermin sana bu parayı vereyim, YKY’den ayrıl ve ajansını kur demişti. Parayı almadım ama o benim kalbimi aldı ve her zaman benim özel bir yazarım oldu.

Kalem’in doğmasında en büyük neden ise Türk edebiyatının yurtdışında tanıtılmasının o yıllarda iyi yapılamadığı ve iyi tanıtılırsa satılabileceğine olan inancımdı.

Bir ülke sadece pazarlamasını çok iyi yaptığı için edebiyatı diğer ülkelerden daha iyidir diye tanımlanmaması gerekiyor. Ama tanıtmak adına hiç parmağını oynatmıyorsa yazıklar olsun o kişilere.

Benim yaşımdan daha uzun süredir yayıncılık sektöründe olan telif hakları yönetimini çok iyi bilen, büyüklerimizden, saygıdeğer görülen isimlerden toplantılarda şu sözleri duyuyordum:
“Devlet çeviri desteği vermeyi düşünmesin, Türk yazarları iyi yazamıyor, onlara nasıl yazacaklarını öğretecek kurslar düzenlesin.”

“Çeviriler sadece eş dost aracılığı ile olur. Tanımadan telif satışı olması çok zor, buna eleman ayıramam, çok pahallı ve geri dönüşü olmayan bir yatırım.”

Bu cümleler beni çok yaraladı. Üstelik bunu söyleyenlerin banka hesaplarının oldukça kabarık olduğunun çok farkındaydım. En fazla kendimi milliyetçi hissettiğim zamanlar edebiyatın tanıtımını konuştuğum zamanlardır. Ben 32 yaşındaydım. Hiç param yoktu, hatta ev kredisi ödüyordum. İşte bu düşüncelerle ve cesaretle, baba ve koca parası yiyerek Kalem Ajans’ı kurdum.

 

Dünya okurlarının Türk Edebiyatına ilgisi nasıl? Önceki yıllara göre kıyaslama yapabilir misiniz?

Bilmediğiniz bir edebiyat hakkında hiç konuşamazsınız. Sizin bilmenizi sağlayacak olan da bizzat o ülke edebiyatının tanıtımından sorumlu olanlar. Mesela sizin söyleşinizi okuyanlara soruyorum. Çağdaş Leh edebiyatı ile ilgili 5 cümle kurabilir misiniz? Romanya şurada burnumuzun dibimde 5 Romanyalı yaşayan yazar ismi söyleyebilir misiniz? 20 yıl önce Danimarka polisiyesi diye bir şeyi dünya bilmiyordu...

İstanbul’da başkonsolosluk binalarının çoğuna girdim. O binalar bile o ülkelerin edebiyatını tanıtmak için ne çok gönülden çalıştıklarını gösteriyorlar.

Türkiye’nin yurtdışındaki konsolosluk ve büyükelçilik binalarını hep merak etmişimdir. Ne kadar güncel kaynaklardan beslenen kütüphaneleri var görmek çok isterim. Bazı ülkelerde ülkem adıma çok gurur duyduğum büyükelçilerle tanıştım. Bazı ülkelerde ise diplomatlarımız benimle sadece Orhan Pamuk Nobel almamalıydı polemiği yapacak kadar ilgili ve bilgili.

Özetle şunu söyleyebilirim, tanıtımın iyi olduğu ülkelerde Türk yazarları biliniyor, seviliyor ve okunuyor.

 

Şimdiye kadar kaç ülkede kaç yazarın kaç çevirisini yaptınız?

42 dilde 1350 telif hakları satış sözleşmemiz oldu. Bunların yarıdan fazlası yayımlandı, ofisimizde toplantı salonumuzda kitaplığımızda gurur ve mutluluk kaynağımız. Ayrıca tüm çevirisi gelen kitaplarımızın bilgilerini internet sitemize yüklüyoruz. Araştırma yapanlar için bir kaynak oluyor. www.kalemagency.com

 

Kalem Evleri idealiniz vardı? Ne aşamada?

3 yıl önce annemi kaybettik. Babam onun öldüğü Avcılar’daki evimizi satıp parasını bu hayalimi gerçekleştirmem için bana verdi. Böyle deyince çok fiyakalı duruyor ama benim annem ve babam işçi emeklileri ne kadarlık bir evde oturuyor olabilirler ki! Şu an 100000 TL param var. Hala düzenli olarak piyango bileti alıyorum. Hala düzenli olarak sponsor arayışı içindeyim. Bir gün dünyada örnekleri olduğu gibi işlevsel bir yazar, çevirmen evi projemizi gerçekleştireceğim.

Ben çok şanslı biriyim, aileden şanslıyım, eğitim hayatından şanslıyım, kocamdan şanslıyım! Umudumu hiç yitirmiyorum. İTEF’i İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali’ni hayal ettik. Hiç paramız yoktu. Babamın o zaman eski ama şahane mavi renkli Broadway arabası vardı. Onu satalım diye teklif etmişti. İlk yıl festival başlamasına 43 gün kala ismini mutlulukla andığım Çiçekten Becel bize inandı ve Hare sponsorumuz oldu. Uğraştık, çok yoğun çalıştık. 7. yılındayız ve dünyanın en önemli festivallerinden biri olarak anılmaya başlandı. Organizasyonda biz de kendimizi çok geliştirdik, geliştirmeye devam ediyoruz. İTEF’in profesyoneller için organize ettiğimiz “fellowship” programına dünyanın her tarafından  yüzlerce çok değerli yayıncılar, çevirmenler başvuruyor artık. Şanslıyız çünkü bize az olsun, çok olsun destek veren, yapılanların değerini bilen çok sevenimiz, destekçimiz, sponsorumuz var. Bir gün Kalem Evleri’nin de zamanı gelecek.

 

Bu kadar yoğun çalışma temposunda nasıl okuyabiliyorsunuz?

Okumasam yoğun çalışıyor olmam. E-mail yazarken kendimi çalışıyor olarak görmüyorum.

 

Yayınevleri artık kitaplar için teaserlar hazırlıyor. Sizce ülkemizde diğer ülkelere göre kitap tanıtımları yeterli mi?

Hiçbir zaman hiçbir şey yeterli değildir. Her zaman daha fazlasını yapabilirsiniz. En iyi edebiyatın ilk baskı sayısı 1000 kopya ise, evet, daha fazla şey yapmalı, daha fazla okura ulaşmak için yollar keşfetmelisiniz.

 

Korsan kitap eskiye nazaran daha mı azaldı yoksa artık gündemimizden mi düştü?

Yayıncılar birliklerimizin Kültür Bakanlığı ile yaptığı çalışmalar son yılarda çok başarılı gittiğini düşünüyorum. Bilinç düzeyini yükselttiler. Cezalar ağırlaştı. Hala korsan var ama eskisine nazaran azaldığını düşünüyorum. Korsanın bitmesi aslında bir hayal değil ama birileri, bazı büyük abiler bunu istemedikleri için gelinen 2015 yılında bile hala korsan konuşuyoruz. O abiler yaşlanıp ölüyorlar ama onların klonları devam ediyor. Birileri bunu bir şekilde desteklemese korsan geçmiş olurdu.

Reklamlar