Sanat Eleştirmeni Lütfiye Bozdağ
ELEŞTİRİ
Sanat Eleştirmeni Lütfiye Bozdağ, 12 Kasım 2014
İSTANBUL

Türkiye'nin Tek Sanat Merkezi İstanbul???!!!...

“Ya İstanbul ya hiçbir yer….”

Yazıyı beğen ya da paylaş:

İstanbul, Türkiye’nin sanat başkenti. Bunda bir sıkıntı yok, ancak İstanbul, Türkiye’nin tek sanat merkezi dediğinizde bu oldukça sıkıntılı bir durum ve Türkiye bu gerçeklikle karşı karşıya. Türkiye sanat piyasası açısından bu gerçeklikte bir sorun var.

İstanbul, Türkiye’nin tek sanat merkezi. Alternatifi yok. İkinci sırada gelen bir başka kent de yok, hiçbir kent İstanbul ile yarışamıyor yani rakipsiz. Bu sanat ortamı açısından da sanat üreticileri açısından da sorunlar oluşturuyor.

Türkiye sanat piyasasında 2000’lere kadar diğer kentlerin az çok esamesi okunuyordu. İstanbul birinci sırada gelirken Ankara, İzmir, Adana, Mersin, Diyarbakır, Bursa ve Eskişehir gibi kentler de sıralamaya girer, ciddiye alınırdı. Ancak Erdoğan’ın bütün finans kurumları ve bankaların genel müdürlüklerini Ankara’dan İstanbul’a çekmesiyle birlikte, İstanbul sadece sanatın değil, Türkiye finansının da başkenti oldu. Elbette sermayenin sanatı kendine çektiği gerçekliği var ama mesele sadece bu değil. Mesele İstanbul’un ezici bir güçle bu alanda iktidarı ele geçirmesi ve diğer kentlere yaşam hakkı tanımaması.

İstanbul, Osmanlı’dan beri hatta en eski çağlardan beri elbette ticaretin ve kültürün esas şehriydi. Ancak İstanbul’un diğer kentlerdeki sanat ortamını yok edecek kadar ileri gitmesi ve diğer kentlerin sanat ortamı oluşturmada ve canlı tutmada esamesi okunmaz hale gelmesi düşündürücü. Bu öyle patolojik bir hal aldı ki, İstanbul dışında bulunan galerici ve sanatçıların verdiği bilgiye göre kolleksiyonerler sanatçının işini beğense de İstanbul dışı bir piyasadan satın almak istemiyor. Bu taşra mantığını doğuran ve sürdüren nedenlerin başında 2010 İstanbul Avrupa başkenti projesiyle başlayan ve İstanbul’u marka şehir yapma çabaları geliyor, kuşkusuz. Ancak dünyanın başka ülkelerine baktığınızda bir ülkenin diğer kentlerinde de göreceli de olsa kültür sanat ortamının canlı olduğunu ve tek merkezli sanat şehri olmadığını görürsünüz.

Bu dönemin ruhuna da aykırı aslında

Kapitalizmin de işine gelmez, ya da gelir mi?

Tek bir kentten bütün ülkenin sanat piyasasını yönetmek…

Postmodernizm merkezsizliği savunurken İstanbul’un sanatla ilgili tek merkez olması da tezat bir durum.
 

İstanbul, özellikle 2010 yılından beri parlatılan, pazarlanan bir marka kent. Bölgenin en geniş yelpazeye sahip ve en büyük uluslararası çağdaş sanat fuarı Contemporary İstanbul’un 8. kez bu kentte yapılması, ArtInternational’ın iki yıldır bu kentte yapılması ve 16-18 Eylül'de düzenlenecek "Art International İstanbul"a, New York'tan Dubai'ye, Viyana'dan Paris'e, Cidde'den Budapeşte'ye uluslararası alandan 60 önemli galeri katılması, 25 yıldır Uluslararası İstanbul Sanat Fuarının bu kentte yapılması, tek merkezliliğe ilişkin örnekler.

İstanbul’un yıldızının parlatılması, küresel bir marka kent haline gelmesi Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen ArtInternational’ın fuar koordinatörü Dyala Nusseibeh’in sözlerinden de anlaşılıyor. Nusseibeh, yaptığı açıklamada, Türkiye, Ortadoğu ve ötesine odaklanan fuarla koleksiyonerlere, uluslararası çağdaş sanata, rakipsiz erişim imkanı oluşturmayı planladıklarını vurgulamıştı.

ArtInternational fuarının uluslararası seçim komitesinde Viyana'dan, İstanbul'a, İstanbul’dan Dubai'ye önemli isimlerin komitede görev alması fuarın İstanbul’u aşan bir küresel fuar olduğunu gösteriyor.

Art International İstanbul'un Türkiye ayağından katılan galeriler için basında çıkan yazılarda şu ifadelere yer veriliyor; “İstanbul'un güncel sanat dünyasının merkezi olmayı başarmış 10 galeri bulunuyor. Komitenin, galerinin uluslararası sergileri ve başarılarını dikkate alarak yaptıkları seçim sonucu Dirimart, Galerist, Galeri Mana, Pi Artworks, Rampa Gallery, x-ist, Galeri Zilberman, artSümer, Pilot Galeri ve Egeran Galleri fuardaki yerlerini alacak.” [1]

Türkiye sanat piyasasının merkezinde yukarıda adı geçen galeriler mi bulunuyor gerçekten?

İstanbul’da yerel ve uluslararası galerilere dinamik bir platform oluşturan ArtInternational, “…dinamik etkinlik programları, konuşmalar ve projeler ile şehrin zengin kültür birikiminin yanısıra gelişmekte olan çağdaş sanat sahnesiyle fuar ziyaretçilerine farklı deneyimler sunuyor. “Doğu” ile “Batı” arasında doğal bir geçiş yolu olan eşsiz coğrafi konumu ile Artinternational, global çağdaş sanat sahnesine çok hızlı biçimde kültürel bir köprü oluşturuyor.” [2] Bu sözler bir kenti markalaştırmak için yeterince çarpıcı.

 

  • Markalaşan, global çağdaş sanat sahnesinde yıldızı parlayan İstanbul sanat piyasasında kimler at oynatacak?
  • Bu ortamın nemasını kimler yiyecek?
  • Global çağdaş sanat sahnesinde yıldızı parlayan İstanbul’un sanat piyasasına hangi galeriler girebilecek?
  • Bu sahnede yer alamayan galerilerin akıbeti ne olacak?
  • Sanatçılar bu piyasalaşma içinde galerilerle nasıl ilişki kuracak?
  • Galeriler arasındaki sınıfsal ayrışım sanatçılar arasında da olacak mı?
  • Kim A plus galeri?
  • Kim A plus sanatçı?
  • Türkiye’nin sanat başkenti İstanbul’da yaşamayan sanatçıların ve galerinin durumu ne olacak?
  • İstanbul dışında yaşayan sanatçılar nasıl İstanbul piyasasına girecekler?
  • “Ya İstanbul ya hiçbir yer….”
  • “İstanbul’da yoksan Türkiye’de yoksun”

 

[1][2]: http://www.son.tv/haber-191877
Resim: Ottomare Suites 6/9 Kuleleri Zeytinburnu-İstanbul



Türkiye'nin Tek Sanat Merkezi İstanbul???!!!...

YASAL UYARI! (Telif Hakkı ©)

Telif hakkı yazar ve sanatçıların yarattıkları eserlere sahip olma hakkıdır. Bu site üzerindeki tüm bilgi ve görsellerin kullanımı için sanat.burada.com.tr’nin izni gereklidir.

Bu görselin telif hakları korunma altındadır.

© COPYRIGHT

Türkiye'nin Tek Sanat Merkezi İstanbul???!!!...

“Ya İstanbul ya hiçbir yer….”

Yazıyı beğen ya da paylaş:
Booking.com






Tavsiye Ettiğimiz Yazılar