Suat Hayri Küçük
ELEŞTİRİ
Suat Hayri Küçük, 1 Şubat 2017
İSTANBUL

“Aşktan Azı Yoktur” / Doğukan Çiğdem’in Heykeli Üzerine... / Suat Hayri Küçük

Sanatçı, yarattığı şeylere inanmayan Tanrı’dır ki; tenezzül etmez Tanrı olmaya. Kölesiz efendi ve tebaasız kraldır ki; kölenin ve tebaanın öfkesine biçimler üflemektedir...

Yazıyı beğen ya da paylaş:

“Zamanın dehşet uğrağındayız. Tinsiz bir dünyanın güçleri ve hızlarına maruz kalıyoruz; korkuyor ve arzuluyoruz, çığlık çığlığa susuyoruz. Durmaya koşuyoruz; düşler gerçeği, korkular düşleri hakikatle maskeliyor ki: Hakikat bir protezdir, gerçeğin gözlerinin içine bakmaktan korkanların teşne olduğu. Suyun boğduğu balıklara ve de devasa kanatları yüzünden uçamayan kuşlara benzer dostlarım, size söylüyorum; kanatsız uçmanın göğündeyiz, durun, biraz tinlenin…”

Doğukan Çiğdem’in, Pascal’ın Oyunu (Galeri Eksen, 2-10 Şubat 2017) adlı karma sergide göreceğiniz Aşkın Tini adlı heykelini gördüm, dokundum, tefekkür ettim… Einstein’in “Tanrı zar atmaz” metaforunu serginin alt başlığı yapan paralaksta durdum: Doğukan’ın eseri olan Aşkın Tini, harfsiz kelimeler soyundan gelen tehlikeli masumiyetin meydan okuyuşunda salgılanmış olasılıklar evrenine eğdi aklımın bedenini. Yaşamın khorası olarak aşk ve de aşkın kaidesi olarak cüret; görünür olanın esrarı, eserin tehdit eden vaadi olarak çınladı bakışımda. 

Aşkın Tini’nde durmaya koşar gibi, hiç başlamamış olanın bitmeyen döngüsünde kıvrıldım; düşündüğüm şeylere çarparak yaşamın oluşuna bakmaya cüret ettim. Karşımda duran ve gözlerimle dokunduğum şey, hareketti. Yaşamım boyunca yükseklerdeki pencerelerden aşağıya hiç bakmadım. Benliğimin bir parçası beni ele geçirip, benden aşağı atlamamı isteyecek diye korktum. Ve fakat şimdi, Aşkın Tini’nin kıyısında duruyorum; heykelin yüzeyinde beliren aleni sır, bana şunu söylüyor: “Atlayabileceğin bir yerden düşmezsin!” Klee’nin Egzotik, Mondrian’ın Sonsuz Şey ve Kandinsky’nin Siyah Karenin İçinde adlı resimleri çınladı bakışımda; eşlik etti Aşkın Tini’ne…

Şimdi, zamanın bu yerinde ve mekânın bu ânında sanat bir kalıntıdır ve korkunçtur yapıt; çünkü sanat, üstesinden gelmeye çalıştığı şeyin imgesine dönüşmektedir; bakışından yakaladığı özneyi sürükleyerek nesneler dünyasına sürüklemektedir. Oysaki esrarlı olan, görünür olandır; beyhude uğuldar derinlik ve de ümitsizce fısıldar anlam, salt görünür olmak için, acının duygulu bedeninde; sızlar, çınlar, uğuldar; her harf bir yokuştur şimdi; bayrağı harfiz kelimeler olan acıya gömülmüş bedenler için… Bir tür tapınmadır, dansa uzak acı-duygu diyarında bedenin oluşu; oysaki dans bedenin kahkahasıdır ve bizden yanadır.

Huzursuz bir izdir Aşkın Tini. Beliren bir kayboluştur; sapkınca bir saflığın tenidir. Onun o korkunç aldanışı teninde başlamıştır. Taşın diliyle susuyor; alevin dansında, suyun hafızasında deviniyor yaşamın buyruğu. Geçirgen bir barikattır; dünyanın biçimlerinden biri değildir; eskil bir geçmişin sahipsiz kalmış düşüdür; şimdi burada olan ne varsa enkaza dönüşür onun cüretinde. Kanatsız uçmanın göğünde Tanrı, varoluşsal bir deliktir; bu yüzdendir kutsalın müstehcen oluşu.

Bir kasırga, şimdiki zamanda bir yarıktır sanat; yaşamın erotik akışlarıyla sağaltır, müstehcen kutsiyetin acıttığı bedenimizi. Felsefe kendi nesnesini ıskalamasın ve de varlık taşması olan dil sözden düşmesin diyedir sanata sapmamız. Bu sapmayla belirir var olmayan şeylerin bilgisi; mevcudiyet ayıp giyinmiştir bilmenin bu veçhesinde. Her harf bir yokuştur, eksiğin taşınmaz yükünün bakışımıza boca edildiği bu yersizlikte. Şeyleri bilmek için okumayın; çünkü şiir başkasına okunmaz...


Gizemi yoktur aklın; o, bedenin gizemidir. Gecenin yüzü yoktur; o, var olmayan şeylerin yüzüdür. Kıyısı yoktur aşkın; o, kıyısını sırtında taşıyan yaşamın ilk sanatıdır. Ve belki de budur sanatın fethedilemez yaratısı. Aşkın Tini’nde durmaya koşarken, dilimden sarkan sahipsiz olasılıklar, "Uzağım çoktur benim; hiç, yani olmanın bu son biçimi; ‘her şey’, henüz ‘bir şey’ olmamış olandır" diye bir şarkının korkunç dansıydı. Bu söyleyiş, bedenin bu hali ve bu görünürün şehveti, Aşkın Tini’nin kucak açtığı esirgenmiş yaşamdı. Dilin biçimi, biçimin dilinde bir kırbaç gibi şakladı. Estetiğin sanatı hançerlediği bu anlam köpüğünde tek kesinlik kayboluşun biçimidir. Acı kemirse de güzelliği, arzusu mesafeyle dolu olan cesaret gülmek ister.

Doğukan’ın hiçten az bulduğu mevcudiyete indirgenmiş yaşamın aşksız bedeni, alevler gibi acı çeken bir varlıktır. Tam da bu nedenle, yarasını yalayan bir hayvan gibi, geceye saplanan çığlıklar gibi kırılgan bir mutlağın yüzeyinde kasırgalar esen, çatlaklarında yaşamın kendini onardığı Aşkın Tini’dir ve erotiktir; yaşamın dille, zekâyla, neşeyle ve kahkahayla şehvetli bedenileşmesidir. Cesaretin avucunda okşadığı taşlar gibidir; felsefeye geri çekildiğinde, korkunun güçleriyle üretilmiş makinelerin çarkına kum atmak için, yarattığı formları kuşanır... Onun için arzu mekândır ve zamandaki sınırlarımızla mekânsallaşarak baş etmenin ufkunu eşiğimize bırakır. Eşik geçilene kadar yapıt boşluktur; açlık ve güzellik gibi o da kabul edilemezdir…

Doğukan Çiğdem’in Aşkın Tini adlı heykelinin izleğinde beliren uzama yerleşip sustuğumda, çığlığını duyduğum Arendt’in Heidegger’e yakarışı oldu:

“Senin derinliklerindeki anıtım suskunluk olsun!”

 

• “Pascal’ın Oyunu” adlı karma sergi, 02 - 10 Şubat 2017 tarihleri arasında Galeri Eksen’de görülebilir.

• Fotoğraf © Doğukan Çiğdem izniyle

YASAL UYARI! (Telif Hakkı ©)

Telif hakkı yazar ve sanatçıların yarattıkları eserlere sahip olma hakkıdır. Bu site üzerindeki tüm bilgi ve görsellerin kullanımı için sanat.burada.com.tr’nin izni gereklidir.

Bu görselin telif hakları korunma altındadır.

© COPYRIGHT

YASAL UYARI! (Telif Hakkı ©)

Telif hakkı yazar ve sanatçıların yarattıkları eserlere sahip olma hakkıdır. Bu site üzerindeki tüm bilgi ve görsellerin kullanımı için sanat.burada.com.tr’nin izni gereklidir.

Bu görselin telif hakları korunma altındadır.

© COPYRIGHT

YASAL UYARI! (Telif Hakkı ©)

Telif hakkı yazar ve sanatçıların yarattıkları eserlere sahip olma hakkıdır. Bu site üzerindeki tüm bilgi ve görsellerin kullanımı için sanat.burada.com.tr’nin izni gereklidir.

Bu görselin telif hakları korunma altındadır.

© COPYRIGHT

YASAL UYARI! (Telif Hakkı ©)

Telif hakkı yazar ve sanatçıların yarattıkları eserlere sahip olma hakkıdır. Bu site üzerindeki tüm bilgi ve görsellerin kullanımı için sanat.burada.com.tr’nin izni gereklidir.

Bu görselin telif hakları korunma altındadır.

© COPYRIGHT

YASAL UYARI! (Telif Hakkı ©)

Telif hakkı yazar ve sanatçıların yarattıkları eserlere sahip olma hakkıdır. Bu site üzerindeki tüm bilgi ve görsellerin kullanımı için sanat.burada.com.tr’nin izni gereklidir.

Bu görselin telif hakları korunma altındadır.

© COPYRIGHT

Reklamlar